Özdemir İnce soL için yazdı: 'Selefi kiç kafa'

Özdemir İnce, Taksim Gezi Parkı'nın yerine Taksim Kışlası'nı yeniden dikmek isteyen "kafa"yı soL için yazdı.

Önce yazının başlığındaki üç sözcüğün tanımını yapalım:

SELEF: Bir yerde, bir işte, bir görevde başka birinde önce bulunan kimse. Öncel. Zıddı: Halef (Ardıl). Süleyman Demirel, Abdullah Gül'ün selefedir; Gül, Demirel'in halefidir.

SELEFÎ: Bir İslam mezhebi. Politikada, İslami kaynağa dönmeyi öneren akım. Geleceği geçmişte aramak.

KİÇ (Kitsch, Kitch): Bayağı zevk, bayağı zevk ürünü. Demode, retro, popüler, ucuz taklit. Aslın bozulmuş (dejenere) olmuş hali.

KAFA: Kelle, baş; düşünce, karar ve bellek merkezi; beyin; mantık, zeka, entelektüel kapasite.

SELEFÎ KİÇ KAFA: Herhangi bir şeyi geçmişte arayan, geçmişe dönük bayağı zevk sahibi düşünce. Yaratıcılıktan yoksun zevk (beğeni) ve zeka. Herhangi bir geleneği körü körüne tekrar eden düşünce tarzı.

2012 yılında, bir finans merkezini Topkapı Sarayı'nın dış görünüşünü örnek alarak yapmak; Taksim gezisine Taksim Kışlasını yeniden dikmek (bir) selefî kiç kafaya özgü (layık, yaraşır) bir girişimdir. Nedenini, niçinini anlatmadan Taksim Kışlası'yla ilgili bilgileri Vikipedi Özgür Ansiklopedisi'nden aktaralım:

Taksim Kışlası ya da Halil Paşa Topçu Kışlası, 1780-1940 yılları arasında İstanbul Taksim Meydanı'nda, günümüzde Taksim Gezi Parkı'nın bulunduğu yerdeki yapı. 1940 yılında İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar'ın isteği ve şehir planlamacısı Henri Prost'un tavsiyesi üzerine yıkılan yapı yerine İnönü Parkı'nın yapılması planlanmış, ancak bu gerçekleşememiştir.

Taksim Kışlası 1780 yılında Osmanlı padişahı III.Selim zamanında Tophane Müşiri Halil Paşa tarafından yaptırılmıştır. Hint ve Rus mimarisinden izler taşıyan bu binanın mimarı Baylan ailesinden Kirkor Balyan'dır. Kışla 1860-1870 yılları arasında Osmanlı ordusunun modernleşmesi sürecinde önemli bir rol oynamıştır.

Kışla, 31 Mart isyanı ve II.Abdülhamit'in tahtan indirilmesinden sonra önemini yitirmiş ve askeri olmayan amaçlar için kullanılmaya başlanmış. Binanın ortasındaki eğitim alanı futbol sahası olarak kullanışmış.

16 Eylül 2011 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin aldığı kararla yapının Kentsel Tasarım Projesi ile bir bütünlük içerisinde değerlendirilerek tekrar inşa edilmesi kararlaştırılmıştır.

Dünyanın büyük kentlerinin göbeğinde "kentin akciğeri" denen parklar vardır. Ben sadece Sofya'dan söz edeceğim. 1884 yılında Bulgar çarı III. Boris tarafından yaptırılan Boris Parkı (Borisova Gradina) günümüzde olduğu gibi durmaktadır. Komünist rejim yerine fabrika yaptırmayı düşünmemiş, yeni kapitalist rejim oraya bir Türk firmasına görkemli bir AVM diktirecek mi bakalım? Benim tanıdığım Sofya halkı adamın gözünü oyar. Taksim gezisinin yerine kiç kışlanın dikilmesi, dikilecek olması, sanırım, İstanbul halkının umurunda bile değil. Dahası, Anadolu muhaciri varoş halkı, Taksim Gezisi'nin yerine kışlanın yapılmasından, talim alanına da bir gökdelen dikilmesinden övünç ve gurur duyar.

Aynı şekilde, varoşlardan çıkma, muhacir müteahhit, mümkün olsa, Topkapı Sarayı'nın (Müzesinin) üzerine, otel, büro ve rezidans olarak kullanılacak bir gökdelen yaptırır ve gökdelenin üzerine bir cami diker. Topkapı Sarayı, sütunlar üzerine kondurulan gökdelenin altında olduğu gibi kalır. Böylece selefî kiç kafa, şanlı atalarına derin saygısını ifade etmiş olur.

"Bayağı anlamına gelen vulgaire, halk anlamına gelen vulgus'tan gelir; halkın hoşlandığı ise bayağıdır; bir demokrat, bir solcu, bir insan hakları savunucusu halkı sevmek zorundadır; ama bayağı bulduğu her şeye tepeden bakarak onu küçümsemekte de özgürdür." (Milan Kundera, Perde, Can Yayınları, S.57)



Kullanıcı Girişi